Seanslarda en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Nasıl oldu, ben de anlamadım.” Aldatan da aldatılan da çoğu zaman aynı şeyi söyler. Oysa aldatma, dışarıdan bakınca ani bir kopuş gibi görünse de içeriden bakınca genellikle uzun bir yolun son durağıdır.
Bir an değil, bir yol
Aldatma tek bir karardan çok, birbirine eklenen küçük kararlardan oluşur. Fazladan uzayan bir mesajlaşma, “zararsız” bir kahve, eve dönerken telefonu ters çevirmek… Her adım bir öncekini normalleştirir. Kişi çoğu zaman sınırı ne zaman geçtiğini fark etmez; çünkü sınır bir çizgi değil, yavaş yavaş silinen bir alandır.
Aldatma neyi anlatır?
Aldatmanın tek bir nedeni yoktur ve hiçbir neden onu meşru kılmaz. Ama anlamak, iyileşmenin ilk adımıdır. Sık gördüğüm bazı örüntüler şunlar:
- Görülmeme duygusu: İlişkide yıllardır “ikinci planda” hissetmek.
- Kendinden kaçış: Kişinin aslında partnerinden değil, kendi hayatındaki sıkışmışlıktan kaçması.
- Çatışmadan kaçınma: Konuşulması gereken bir şeyin yerine sessiz bir çıkış yolu aramak.
- Değer arayışı: Başka birinin bakışında yeniden “değerli” hissetme isteği.
Aldatma çoğu zaman başka birine yönelmekten çok, kendine ait bir boşluğu doldurma girişimidir; ama bedelini iki kişi öder.
Aldatılan için: suç sende değil
Aldatılan kişinin ilk tepkisi çoğu zaman kendini suçlamaktır: “Yeterli değildim.” İlişkinin dinamiklerini birlikte konuşmak elbette mümkün; ama aldatma kararı, onu veren kişinindir. Bu ayrımı yapmak, öfke ve utanç arasında sıkışmadan yas tutabilmeyi sağlar.
Sonrası: kalmak ya da gitmek
Aldatmadan sonra iki yol vardır ve ikisi de cesaret ister. Kalmak; dürüst bir hesap verme, şeffaflık ve zamanla yeniden kurulan bir güven gerektirir. Gitmek ise kendine yeni bir hayat kurma kararıdır. Terapide amaç, size hangi yolu seçmeniz gerektiğini söylemek değil; kararınızı korkudan değil, netlikten vermenize yardımcı olmaktır.
Aldatmanın arka planında çoğu zaman uzun süredir çözülmeyen tekrarlayan kavgalar ya da sessizce büyüyen bir uzaklık vardır. Kendi ilişki geçmişinde benzer bir örüntü görüyorsan ilişkilerde neden aynı hataları tekrarladığımızı anlatan yazıma da göz atabilirsin. Çift olarak bu süreci birlikte ele almak isterseniz online çift terapisi sayfasında nasıl çalıştığımı anlattım.
Eğer bu yazı size tanıdık geldiyse, yaşadığınız şeyin bir adı olduğunu bilmenizi isterim. Ve bu adı kendi dilinizde koymak, yükü hafifletir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden bulunduğunuz ülkede 112’yi arayın.

Sevgiyle kalın, ama kölesi olmayın.
Psk. Umut Çınar · Avrupa’da yaşayan Türkçe konuşanlarla online çalışıyor.