“Neden hep aynı tip insanlara çekiliyorum?” Bu soruyu soran danışanlarımın çoğu, farklı isimlerle aynı hikâyeyi defalarca yaşadığını fark etmiştir. Başlangıç heyecanlıdır, sonra mesafe gelir, ardından aynı hayal kırıklığı.
Tanıdık olan güvenli gelir
Zihnimiz tanıdık olanı “güvenli” diye işaretler; bu, tanıdık olan bize iyi gelmese bile böyledir. Çocuklukta sevgiyi mesafeli bir ebeveynden almaya çalışmış biri, yetişkinlikte de ulaşılmaz partnerlere çekilebilir. Bu bir kader değil, öğrenilmiş bir harita.
Şema dediğimiz şey
Şema terapide bu haritalara “şema” deriz: kendimiz, başkaları ve ilişkiler hakkında erken yaşta oluşan derin inançlar. “Sonunda herkes gider”, “Sevilmek için kusursuz olmalıyım”, “İhtiyaçlarımı söylersem yük olurum” gibi. Bu inançlar seçimlerimizi sessizce yönlendirir.
Örüntüyü fark etmek, onu tekrar etmek zorunda olmadığımızı fark etmenin ilk adımıdır.
Kendine sorabileceğin sorular
- Geçmiş ilişkilerimin ortak noktası ne?
- Bir ilişkide en çok neyden korkuyorum?
- Bu his bana hayatımın başka hangi döneminden tanıdık geliyor?
- Bana iyi gelen birini “sıkıcı” bulduğum oldu mu?
Değişim nasıl olur?
Değişim, aynı tetikleyiciyle karşılaştığında farklı bir seçim yapabilmektir. Bu da önce fark etmeyi, sonra o anda ortaya çıkan duyguya dayanabilmeyi, en sonunda da yeni bir davranışı denemeyi gerektirir. Terapide bu süreci güvenli bir alanda, adım adım çalışırız.
Bu döngüler bazen bizi enerjimizi sömüren ilişkilere çeker, bazen de hep aynı kavgayı yaşamamıza yol açar. Şema terapi temelli bu çalışmayı nasıl yaptığımı online Türkçe psikolojik danışmanlık sayfasında anlattım.
Aynı hikâyeyi yeniden yaşamak zorunda değilsin. Yeni bir hikâye yazmak için önce eskisini okumak gerekir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden bulunduğunuz ülkede 112’yi arayın.

Sevgiyle kalın, ama kölesi olmayın.
Psk. Umut Çınar · Avrupa’da yaşayan Türkçe konuşanlarla online çalışıyor.