Yapmanız gereken önemli bir iş var. Biliyorsunuz, istiyorsunuz da. Ama bir bakıyorsunuz, mutfağı toplamışsınız, telefonda yarım saat geçmiş ve iş hâlâ orada duruyor. Tanıdık mı?
Erteleme tembellik değildir
Erteleyen insanların çoğu tembel değil, aksine çoğu zaman fazlasıyla sorumluluk sahibidir. Erteleme, işin kendisinden çok, o işin uyandırdığı duygudan kaçmaktır: başarısız olma korkusu, sıkılma, belirsizlik ya da “mükemmel yapamazsam hiç yapmayayım” düşüncesi.
Kısa vadeli rahatlama, uzun vadeli yük
İşi ertelediğimizde o an rahatlarız; zihin bu rahatlamayı ödül olarak kaydeder ve bir dahaki sefere yine aynı yolu seçer. Ama iş birikir, suçluluk büyür ve iş daha da korkutucu hâle gelir. Böylece bir döngü oluşur.
Bir işi başlatmanın en kolay yolu, onu bitirmeyi değil, sadece başlamayı hedeflemektir.
Döngüyü kırmak için
- Beş dakika kuralı: Kendinize sadece beş dakika çalışma sözü verin. Çoğu zaman en zor kısım başlamaktır.
- İşi küçültün: “Raporu yaz” yerine “Raporun ilk paragrafını yaz.”
- Duyguyu adlandırın: “Bu işte yetersiz kalmaktan korkuyorum.” Adı konan duygu daha az güçlüdür.
- Mükemmeli değil, yeterince iyiyi hedefleyin: Taslak, hiç olmayandan iyidir.
Ne zaman destek almalı?
Ertelemenin arkasında çoğu zaman mükemmeliyetçilik ve acımasız bir iç eleştirmen vardır; başarılı olduğun halde yetersiz hissediyorsan sahtekârlık sendromu yazım da sana iyi gelebilir. Kaygı düzeyini merak ediyorsan kaygı testini birkaç dakikada yapabilirsin.
Erteleme hayatınızın birçok alanını etkiliyorsa, işinizi, ilişkilerinizi ya da sağlığınızı aksatıyorsa, altında kaygı, depresif belirtiler ya da dikkatle ilgili zorluklar olabilir. Bunu birlikte değerlendirmek, kendinizi suçlamaktan çok daha işe yarar.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden bulunduğunuz ülkede 112’yi arayın.

Sevgiyle kalın, ama kölesi olmayın.
Psk. Umut Çınar · Avrupa’da yaşayan Türkçe konuşanlarla online çalışıyor.