Kişilik ve özgüven

İçimizdeki acımasız eleştirmen: kendimize neden bu kadar yükleniyoruz?

Bir arkadaşına asla söylemeyeceğin cümleleri kendine söylüyorsan, o sesin nereden geldiğine bakmanın zamanı gelmiş olabilir.

Psk. Umut Çınar3 dakikalık okuma

“Yine beceremedin.” “Herkes senden daha iyi.” “Bunu hak etmiyorsun.” Bu cümleleri yüksek sesle bir arkadaşınıza söyleyebilir misiniz? Muhtemelen hayır. Ama birçoğumuz kendi içimizde bu sesi her gün duyarız.

Bu ses nereden geliyor?

İç eleştirmen çoğu zaman bir zamanlar bizi korumaya çalışan bir sestir. Çocukken eleştiriden, cezadan ya da reddedilmekten kaçmak için kendimizi önceden eleştirmeyi öğreniriz: “Ben kendimi önce eleştirirsem, başkasının eleştirisi o kadar acıtmaz.” Yıllar geçer, tehlike geçer; ama ses kalır.

Motivasyon mu, yük mü?

Birçok kişi bu sesin kendisini başarılı kıldığına inanır. Oysa araştırmalar ve klinik deneyim, sert öz eleştirinin genellikle kaygıyı, ertelemeyi ve tükenmeyi artırdığını gösteriyor. Kendine şefkat göstermek ise tembellik değil, hatadan sonra yeniden ayağa kalkabilme becerisidir.

Kendine şefkat, çıtayı düşürmek değil; çıtaya ulaşmaya çalışırken kendini düşürmemektir.

Küçük ama etkili adımlar

İç eleştirmen sesi yükseldiğinde birçok kişi işleri ertelemeye başlar ya da başarılarına rağmen sahtekârlık sendromu yaşar. Kendine dair ilk bir fikir edinmek istersen benlik saygısı ve kaygı testlerini deneyebilirsin.

İçinizdeki eleştirmeni susturmak zorunda değilsiniz. Onun yanına, daha sakin ve daha adil bir ses eklemek yeterli.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bir tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa beklemeden bulunduğunuz ülkede 112’yi arayın.

Psikolog Umut Çınar

Sevgiyle kalın, ama kölesi olmayın.

Psk. Umut Çınar · Avrupa’da yaşayan Türkçe konuşanlarla online çalışıyor.

Bunu konuşmak ister misin?

İlk görüşmeyi planla

Bunları da okuyabilirsin

WhatsApp